AHLAT GENÇLİK KAMPI YARIŞMASI

(KATILIMCI)

Yapı Türü

 

İşveren

Lokasyon

 

Proje Tarihi

 

Arsa Alanı

İnşaat Alanı

Ekip

: Gençlik Kampı

 

: Bitlis İl Özel İdaresi

 

: Ahlat, Bitlis

 

: 2017

 

: 58.000 m²

 

: 6.000 m²

: M. Taner ARIKAN

  Tania FELDZER

  Suhrob KHIDIROV

  Kaan ŞAHİNBAZ

  Audrey AYDIN

  Farkhod İNAGAMOV

  İsmail ELÇİ

  Yrd. Doç Emre ŞAN

Mimari Rapor

Ahlat Gençlik Kampı Mimari Proje Yarışması’nın ortaya koyduğu tasarım sorununun çözümü mimarlık disiplininin özgün ve yenilikçi yapısını ortaya koymayı gerektirir. Proje alanın etkileyici güzellikleri ve yarışma konusunun derinliği beraberinde bazı zorluklar getirir. Söz konusu zorluklar iki seviyede ele alınabilir. Pratik seviyedeki ilk zorluk proje alanını boydan boya katederek üç parçaya ayıran kanallar bütünüdür. İkinci ve belki de daha önemli olan zorluk teorik bir seviyede kendini gösterir. Şartnamede belirtildiği gibi yoğun bir şekilde tarihle örülmüş bu coğrafyaya ilişkin mimari bakışın “tarihsellik” ve “sıradan biçimsellik” tartışmasından sağ çıkabilmesi için mimarların kendi disiplinlerine eleştirel bir gözle bakabilmesi gerekir. Bu bağlamda konsept geliştirmek adına coğrafyanın barındırdığı kültürel ve sosyal dünyaya bol gelen “fikirler elbisesi” giydiren indirgemeci bir mimarlık anlayışından kaçınmak gerekir. Söz konusu risk ancak proje alanıyla sahici bir ilişki kurmakla ortadan kalkabilir. Projemiz her iki zorluğun üstesinden gelmek için öncelikle arazi ile bütünleşecek, onun sağır dilsiz deneyimini uyandıracak bir tasarım dili konuşmayı amaçlar.

Bu bağlamda öncelikle iki teorik pusula ile hareket ettik. Bunlardan ilki, arazinin doğal yapısıyla süreklilik arz eden, mimari özelliği sayesinde projenin parçalarına bir eşzamanlılık kazandıran “katlanan ve tekrar açılan büyük kabuk” tasarımıdır. Kabuk negatif ve pozitif alanlar oluşturma fırsatı yaratır. Projenin yapı işlevleri ağırlıkla bu alanlar içinde çözülür. Negatif alandan kasıt, mevcut topografyanın alt kotunda oluşturulan çukur alanlardır. Pozitif alan ise bu kotun üstünde oluşturulmuş alanları ifade eder. Bölgenin kentsel tenine uygun bu kabuksu yapılar, ortaya çıkardıkları düşey yüzeylerle, gün ışığından azami biçimde yararlanma imkânı yaratır. Ayrıca bölgeye hakim rüzgar yönü göz önüne alınarak tasarlanan alanlar kış şartları için korunaklı bir kamusal alan oluşturur. Dolayısıyla kabuk, arazide yükselecek yekpare bir yapının aksine, topografik yapıyla örtüşen bir geometri meydana getirir. Böylece kabuk hareketi mimari proje alanlarını bir mozaiğin parçaları olarak gören biçimsel anlayışa alternatif sunar.

Diğer taraftan, oluşturulan kabuğun üzerinde, dağların eteğinden sahile kadar uzanan mevcut yapı örtüsünün deneyiminden yola çıkan parçalı ve tekil kütleler sunduk. Bu girişimin temel amacı bölgenin sosyal ve kültürel dünyasıyla uyumsuzluk içine girmeyecek ve kent dokusu içinde kaybolan “parçalı yapılar” arasında kendisine yer bulacak bir kütleler dizisi oluşturmaktır. Söz konusu parçalı ve tekil kütleler araziye belli bir elbise giydirecek sıradan biçimselliğin düzeninden ve ritminden kaçınır. Parçalı ve tekil kütleler, tarihsel sürekliliği devam ettirmek amacıyla, yörenin taşı ile varolan köyler, camiler, medreseler ve konaklardan ilham alır. Projenin fikri barınağı olan bu taşlar, kentin formunun “parçalı yapısıyla” devamlılık arz eder. Ahlat taşının kullanımı tarihsellik bağlamında kent belleğiyle ilişki kurar.

Dahası Bitlis-Van kara yolunun mevcut durumda kent ve sahil arasında bir engel oluşturma durumunu ortadan kaldırmak amacıyla proje alanının kuzey ve güney tarafları yolun altından birbirine bağlanır. Bu alt geçiş alanı topografik yapı ve kabuk arasında kurulan ilişkinin doğal bir parçasıdır. Böylece mevcut alanda dağdan gelen suyun sahile kavuşma biçimi ile, Ahlat Gençlik Kampı misafirlerinin ve çevre sakinlerinin göle kavuşması sağlanmıştır. Ayrıca doğal kaynaklarla işlevsellik kazanan kanal suyu projenin dinamik bir parçası haline gelir. Peyzaj alanında oluşturulan ekolojik göllerde depolanan su, yıl boyu peyzaj sulama ve kullanım suyu olarak kullanılır. Bu doğrultuda, orta vadede işletme açısından ekonomik bir durum yaratılması hedeflenmiştir.

Son olarak, yukarıda söz edilen pratik ve teorik zorlukların çözümünde uygulanan strateji, projenin etkinlik alanlarının tasarımında da kendisini gösterir. Kabuk altında oluşturulan hacim, konferans merkezi, konaklama alanı lobisi ile ikincil alanları, spa alanı ve teknik alanları içinde barındırır. Oluşturulan üç kabuk alanı yatay sirkülasyon bağlamında tek bina gibi davranan üç farklı koldan oluşur. Bu üç kol işletme stratejisine bağlı olarak, açık ve yarı açık alanlarla bağımsız olarak ilişkilendirilebilir ve üç farklı bina gibi kullanılabilir. Kabuk üzerinde yer alan konaklama birimleri altı farklı kütleden meydana gelir. Bu kütlelerin her biri birbirinden bağımsız dört farklı “çekirdek” sayesinde lobi alanı ile bağlantı kurar. Bunun dışında mahalle ve yakın çeve sakinleri başta olmak üzere tüm misafirleri tarafından açık ve yarı açık mekanlarla ilişkili bir Kültür Evi önerilmiştir, proje alanının sahil kısmında yer alan spor alanları ve kamusal diğer alanlara hizmet vermek üzere bir kafe yapısı oluşturulmuştur.